Kemal Kılıçdaroğlu’ndan döviz üzerinden borçlanma tepkisi

CHP lideri Kılıçdaroğlu, döviz üzerinden borçlanmaya sert tepki göstererek 2019 yılından bu yana verileri paylaştı. 2019 yılının verilerini açıklayan Kılıçadorğlu bu dönemde borç stokunun 261 milyar lira olduğunu belirtti ve “Kur artışından milletin sırtına gelen yük 67 milyar lira” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaoğlu, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu.

Siyaset gündemini ısıtan iddialardan, esnafın, çiftinin ve işsiz vatandaşların yaşadığı ekonomik zorluğa, HDP İzmir İl Binası’na yapılan silahlı saldırıdan MHP lideri Bahçeli’nin kendisine yönelik sözlerine kadar birçok başlıkta konuşma yapan Kılıçdaorğlu, iktidara sert sözlerle yüklendi.

“Devletin hazinesine çöktüler bunlar, devletin paralarını yağmaladılar, hak etmeyen insanlara milyar dolarları aktardılar. 128 milyar dolar nerede diye sorarken aslında 128 milyar dolara kim çöktü aslında bunu soruyoruz” diyen Kılıçdaroğlu, döviz üzerinden borçlanma konusuna eleştiri getirerek iktidara “Durup dururken 67 milyar lirayı vatandaşın sırtına yıkıyorsun” dedi.

“Döviz üzerinden borçlanmanın vatandaşa getirdiği yük ne kadar?” diye soran Kılıçdaroğlu, 2019 yılındaki borç stokunun 261 milyar lira olduğunu belirtti ve “Bunun 197 milyar lirası yeniden dolar karşılığı borçlanma. Kur artışından milletin sırtına gelen yük 67 milyar lira yani yüzde 26’sı. Durup dururken 67 milyar lirayı vatandaşın sırtına yıkıyorsun” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

“Kimseye kin beslemek gibi bir alışkanlığımızın olmadığı bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz.

Tek bir adamın değil milletin azim ve kararı Türkiye’nin geleceğini ve istikrarını koruyacaktır.

Demokrasiyi, insan haklarını savunuyoruz. Milletin iradesine her zaman saygılı olduk bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.

Haksızlık kime yapılırsa yapılsın haksızlığa karşı çıkmak insan olarak bizim temel görevimizdir.

Demokrasilerde en büyük hakem halktır, millettir. Dolayısıyla demokrasi konusunda hepimizin duyarlı olması lazım.

‘İZMİR BENZERİ PROVOKASYONLAR HER YERDE OLABİLİR’

Belediye başkanı arkadaşlarıma şunu söyledim; provokasyonlara hepiniz hazırlıklı olun. İzmir benzeri provokasyonlar her yerde olabilir. Sizden en büyük isteğim kentin seçimle gelen belediye başkanı olarak halkı sükunete davet etmenizdir. Provokasyonlara kimse pabuç bırakmasın.

‘SURİYELİLERİ KARDEŞÇE ÜLKESİNE GÖNDERECEĞİZ’

Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum, iktidar olduğumuzda ilk yapacağımız işlerden birisi Suriyelileri Suriye’ye kardeşçe göndermek olacak. Irkçılık yapmıyorum. Onların yollarını, evlerini yapacağız.

Suriye’de ve bütün Ortadoğu’da barışı sağlayacağız.

‘VATANDAŞ SANA GÜVENMİYOR’

Fiyatlar neden artıyor? Çiftçi, esnaf, sanayici mi suçlu? Suçlu devleti yönetenler.

Devletin hazinesine çöktüler bunlar, devletin paralarını yağmaladılar, hak etmeyen insanlara milyar dolarları aktardılar. 128 milyar dolar nerede diye sorarken aslında 128 milyar dolara kim çöktü aslında bunu soruyoruz.

Döviz üzerinden borçlanmanın vatandaşa getirdiği yük ne kadar? 2019; artan borç stoku 261 milyar lira bunun 197 milyar lirası yeniden dolar karşılığı borçlanma. Kur artışından milletin sırtına gelen yük 67 milyar lira yani yüzde 26’sı. Durup dururken 67 milyar lirayı vatandaşın sırtına yıkıyorsun.

2020’de bu rakam 205 milyar liraya çıkıyor. Yüzde 42. 2021’in ilk üç ayında 24 milyar lira yeni borçlanma yapıyorlar ama kur artışının getirdiği maliyet 113 milyar lira. Bu ülkede TL yok mu kendi vatandaşından neden dolar üzerinden borçlanıyorsun. Çünkü vatandaş sana güvenmiyor.

Esnaf kardeşime soruyorum. Sen borcunu ödemedin diye icra memuru evine geliyor. Kredi alıp üniversiteyi bitiren işsiz çocuk.’ kredi borcunu öde.’ ‘İşim yok iş ver ödeyeyim. Haciz gidiyor ona ve ailesine.’ Ama 750 milyon dolar tokatlayan adama hiçbir şey olmuyor. El üstünde tutuluyor.

24 NİSAN TEPKİSİ

En son yurt dışına gitti bekledim gelsin diye geldi nihayet 13 gazetesi var uçağında 13 gazeteciden bir tanesi bu toplumun merak ettiği soruyu soramıyor bir daha bizi uçağına almaz diye.

Ne diyordu 1915 olaylarıyla ilgili; bunu soracağım diyordu. Sorulmadı. Masasında bir kitap var Türkiye’nin terörle mücadelesini anlatıyor. Sen bu soruyu sormaya kararlıysan masanın üzerine Türkkaya Ataövün 76’sı yabancı dile çevrilmiş bir kitabı var 1915 olaylarıyla ilgili onu koyacaktın.

Soruyu soramadı. Soramaz da zaten. Soruyu soracak enerjisi ve gücü artık yoktur. Erdoğan egemen güçlere teslim olmuştur. O nedenle Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti için artık bir milli güvenlik sorunudur.

Bugüne kadar Erdoğan çıkıp bir cümle kurdu mu. Bu soygun düzeninin faturası çiftçiye esnafa çıkıyor. Para yok diyorsun para var. Esnafa çiftçiye yok.

‘PARASI OLMAYANLAR HAPİSTE’

Bu mafyayla siyasi işleri götüren televizyon yorumcusu açıklama yapıyor: ‘İçişleri Bakanı Soylu’ya masum olduğuna inandığım binlerce kişinin dosyasını götürdüm. Dedim ki bu insanlar eğer masum çıkmazsa hesabını benden sorun. Araştırmalar yapıldı hepsinin birer iftiraya kurban gittiği ortaya çıktı. Hepsi görevlerine iade edildi.’

Savcı mısın, hakim misin, nereden biliyorsun masum olduğunu. Hangi dosyalar bunlar. FETÖ borsası dediğimiz işte bu arkadaşlar. Paranı alırsın, adamını bulursun dosyayı götürürsün, seni hapisten çıkarır sen de serbest kalırsın. FETÖ borsası budur.

OHAL inceleme komisyonu var sözde neden kurdunuz ki? Bu adamı getirin başına hepsi serbest kalacak. Parası olmayanlar hapiste. Harp okulu öğrencilerinin ne günahı var?

‘DEVLETİ SOYANLARDAN RAHATSIZ OLMUYORSUN MÜZİKTEN RAHATSIZ OLUYORSUN’

Erdoğan müzikten rahatsız olmuş. Çifter çifter maaş alan beslemelerin var bundan rahatsız olmuyorsun müzikten rahatsız oluyorsun. Devleti soyanlardan rahatsız olmuyorsun ama müzikten rahatsız oluyorsun.

Önümüze sandık gelecek gençler gereğini yapacaklar buna yürekten inanıyorum.

BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARINA YANIT

Bahçeli’yi çoğu zaman muhatap almayı doğru bulmam. Çünkü o kendisini bir yere adamış kişi. Bugün bir cümle söylemiş: ‘Kılıçdaroğlu, elini vicdanına koyup söylesin’. Vicdan sözcüğünden yola çıkarak muhatap alıyorum. Elimizi vicdanımıza koyup söyleyeceksek sorduğu soru şu: ‘Kimin yanındadır? Bölücülüğü mü destekliyor Türkiye’nin yanında mı yer alıyor’ önemli bir soru. Cevabını vereyim: Ben ve arkadaşlarım Türkiye’nin birliğinden ve bütünlüğünden yanayız. Biz, şanlı ordumuzun tank palet fabrikasını Katar ordusuna peşkeş çekilirken itiraz eden kişiyiz. Sen alkışlayan kişiydin. Şimdi söyle bakalım vatanın birliğinden ve bütünlüğünden kim yana?

Biz, kendi vatan topraklarını ve o topraklarda yatan Süleyman Şah Türbesi’ni ve o topraklarda dalgalanan Türkiye Cumhuriyeti bayrağını indirip, kaçıp, toprağı düşmana teslim edenlerden yana değiliz biz oraya bir hafta içinde şanlı bayrağımızı dikmekten yanayız. Milletin takdiriyle iktidar olduğumuzda o bayrağı da türbeyi de vatan topraklarına götüreceğiz. Sen ne yaptın kaçanları, bayrağı indirenleri alkışladın. Onların yanında yer aldın.

Şimdi söyle; kim bölücü, kim milliyetçi, kim ülkücü?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: