Unutulan değerlerimizden ”Diş kirası”

Duyanınız var mıdır, bilmem. Belki hatırlayanlarınız olacaktır. Malum Ramazan ayının içerisindeyiz… Birlik , beraberlik,paylaşma ve dayanışmanın yaşandığı mübarek bir ay. Kelime anlamı itibariyle İslâmî ayların dokuzuncusu olan Ramazan , Arapça “Ramad” kökünden gelmekte olup kuru sıcak anlamını taşır. Oruç da bu aylarda yapılan bir taat olup Farsça kökenlidir.

Şimdi Ramazan akşamlarının vazgeçilmezi olan dakikaları iple çektiğimiz iftar saati ve iftar yemekleri… Evlerine misafir olduğumuz iftar sofraları… Kaynaşmanın ,birlik ve beraberliğin adı olmuştur, Ramazan. Hoş,bu hasletlerimiz unutulmaya giderken bir de Dünya`yı etkisi altına alan Korona virüs salgını zaruretten de olsa geçtiğimiz iki yılda sofralarımızı daha da yalnızlaştırdı.

Zaten incir çekirdeğinde bir hayat yaşarken Ramazan ayında şenlenen ocaklar ve sofralar daha da yetim ve öksüz bırakıldı. A- sosyal bir birey ve toplum olma yolunda giderken mutasyona uğramış bir millet olarak e –sosyal birey ve toplum olma yolunda ivme kazanmışız, misafirliklerimiz bile sanallaşmış, misafirperverlik, ikram, yozlaşmış; komşu komşunun külüne muhtaç olmayı bırakın sesine bile tahammülü kalmamışken yoksul ve müşküller de malesef unutuldu.

Unutulanlardan biri de Ramazan ayına mahsus bir geleneğimiz olan “Diş Kirası” dır. Osmanlı sadrazam ve devlet ricali, kendi hane ve sarayına yoksul, müşkül durumda olanları çağırır, onlara iftar verirlerdi. Her şeyin bir bedeli olduğu dünyada iftar sahipleri bir bedel mi beklerlerdi? Tabi ki de hayır. Bir de iftar yemeği üzerine iftara katılan misafirlerine leziz yemeklerin ardından para verirlerdi. Neden mi? Şöyle ki, “Biz sizi buraya davet etmekle zahmet verdik, bunca taam –yemeklerle dişinizi yorduk, bu da yediğinizin kirasıdır” der ve adı Diş Kirası olarak bir miktar para verirlerdi.

İşte emsali görülmeyen bir milletin emsali görülmemiş unutulan bir geleneği…

Kalın sağlıcakla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: