Sözcü Gazetesi yazarı Serpil Yılmaz: İşin içinde siyaset var

0

Sözcü Gazetesi yazarı Serpil Yılmaz, Simit Sarayı’nı Ziraat Bankası’nın satın almasıyla ilgili olarak, “İşin içinde siyaset var. Eski AK Parti Milletvekili Tevhit Karakaya, Abdullah Kavukçu’nun dayısı” dedi.
Sözcü Gazetesi yazarı Serpil Yılmaz, Simit Sarayı’nın yüzde 51 hissesini Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı’nın (Ziraat GSYO) satın almak için Rekabet Kurulu’na başvurmasıyla ilgili olarak, Radyo Karakutu’da yayınlanan Bidebunuizle programında Yavuz Oğhan’a konuştu.

“İşin içinde siyaset var” diyen Yılmaz’ın açıklamaları şu şekilde:

“Kavukçu’nun siyaset arenasında bir isimle akrabalık bağı var. Eski AK Parti Milletvekili Tevhit Karakaya, Abdullah Kavukçu’nun dayısı. Bir şans görülüyorsa, ‘Şahane marka oldu’ denilen noktada bunlara bakarsın. Nasıl olmuş diye bakarsın? Bir bakıyoruz Karakaya var. Bu ahbap çavuş ilişkisi dediğimiz şeyi ekonomide görüyoruz. Burada çok dükkan var. Dükkanların sahibi ve çok sayıda franchising var. Burada çok kazanan var. O dükkanların sahiplerinin gayrimenkulleri ne kadar?

“DOSYADA 500 MİLYON DOLAR BİLGİSİ VAR

Dünyanın 25 ülkesinde franchisingleri var. Bunlar sadece bir marka yaratmış. Yurtdışında dükkan açan markalara destek veren Turquality diye bir sistem var. Bu sistem markalara yüzde 50 kira desteği veriyor.”

Siyasetin insanları azdırdığını söyleyen Yılmaz, “Adama sürekli para geliyor. Kendine uçak almış. Şimdi ailesiyle Londra’da yaşıyor. Dosyada 500 milyon dolar bilgisi var” dedi.

“ALACAKLI BANKALAR İŞİ KÖRÜKLÜYOR”

Şirketin kötü yönetimle bankalardan aldığı krediyi ödeyemeyecek duruma geldiğini ifade eden Yılmaz, “Banka sorunu çözmeye çalışıyor. Bunlar da ‘Biz şirketi fona satacağız, yatırım gelecek’ diyorlar. Kimse çıkmayınca Ziraat Girişim satın alıyor” şeklinde konuştu.

Yılmaz, “Bence alacaklı bankalar bu işi körüklüyor. Onların işine geliyor. Çünkü durum kötüleşiyor. Ama bu kredileri verirken onlar da neye göre verdiler. Bunu da ayrı sorgulamak gerekiyor. Başka bir çıkar ilişkisi mi var?Burada kritik ve ayrıştırıcı olan başka bir şey var. Ziraat Bankası kalkınmayı desteklemek için girişim fonu kurmuş. Bundan biz ne anlarız? Ben teknoloji şirketi anlarım. Başarılı, biraz daha omuz verdiğin zaman rekabet gücü yükselecek şirket anlarız. Dükkan açıp simit satacaksan buna ne gerek var? Bu desteği başka bir alanda kullanabilirdin. Savunma sanayimizle övünüyoruz değil mi? Ben geçen gün bir çalıştaya gittim. KOBİ’lerin başındaki adam ağladı. Siz bizi desteklemiyorsunuz diye tartışma çıktı” dedi.

About The Author

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: