Öğretmenler ne zaman aşılanacak?

Ülkemizde vaka sayılarında ürküten düzeyde bir artış var ve bu artış sürekli devam ediyor. Bir süre önce başlayan yüz yüze eğitimin devam ettiği ülkemizin bir çok yerinde durum hiç iç açıcı değil. Okullarda salgın adeta patlamış durumda. Bakın sadece Bursa’da şu an itibariyle Korona virüs teşhisi konulan ve tedavi süreci devam eden öğretmen sayısı 150’ye yaklaşmış.. Yüz yüze eğitime başladığımız 2 Mart tarihinden bugüne kadar temaslı ve pozitif olan öğretmen sayısı ise bunun çok çok üzerinde.. Ülkemizin genelinde pandemi bu denli yaygın iken, yüz yüze eğitimde ısrarcı olunmasına anlam vermek ise mümkün değil.

Hükümet, vaka sayılarının adeta pik yaptığı bir dönemde salgına çözüm bulmak ve azaltmak için çalışmalar yapmak yerine, Ülke genelinde aşılananların sayısının çok düşük olduğu bir dönemde yüz yüze eğitimi başlatarak her alanda olduğu gibi eğitim alanında da büyük bir hata yapmıştır. Hatırlarsanız 24 Şubat’ta aşı olurken kameralara poz veren Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenlerin aşılanmasına dair de bir takvim açıklamıştı. Bakan Selçuk, aşılama süreci sayesinde yüz yüze eğitimde bir tehlike olmadığını, okulların da zaten yüz yüze eğitime hazır olduğunu söylemiş ancak gelinen süreç bunun tam aksini göstermektedir.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenlerin aşılanmasıyla ilgili yaptığı açıklamada:
“Öğretmenlerle ilgili ilk önce köy okullarından başlamak üzere öğretmenlerimizin yüzde 10’u, Kovid-19 geçirenler hariç aşılandı, ikinci aşıları da devam ediyor. Bir milyon 259 bin öğretmenin öncelikli olarak köy okullarından başlamak üzere tanımladığımız öğretmenler var. Peyderpey aşılamalar yapılıyor, bir problem yok. Bazen aşıların gelmesinde gecikmeler olduğu için bu öğretmenlerimizin aşılanmasına da yansıyor” diyerek verdiği bilgiler sorunun ne kadar büyük olup bizlerin ne denli haklı olduğunu kanıtlar niteliktedir. Bakın şuana kadar aşılanan öğretmen sayımız 100 bin bile değildir.

Evet, eğitimin yüz yüze yapılması gerektiği açıktır fakat anayasal, yasal ve sonucunda insani bir hak olan sağlık ve yaşam hakkını tehlikeye atacak uygulamaların sonlandırılması ve bununla birlikte riskin en aza indirilmesi de gerekmektedir. Yüz yüze eğitimin devamı için tüm eğitim çalışanlarının zaman kaybedilmeden aşılanması son derece önemlidir. Ancak, gelinen noktada öğretmenlerimizi aşılamadan yüz yüze eğitim kararı veren Milli Eğitim Bakanlığı, bu yolla hem eğitim camiasının canını hiçe saymış, hem de öğrencilerin birbirlerine ve evlerine virüs taşıma ihtimalini görmezden gelerek toplum sağlığını büyük bir tehlikeye atmıştır. Ve geldiğimiz noktada aşılama işlemi ile aşı etki süreci ve salgına ilişkin alınması gereken tedbirler tamamlanana kadar yüz yüze eğitime ara verilmesi büyük önem arz etmektedir.

Bu başta 1 milyon 259 bin öğretmenimiz olmak üzere, 18 milyon 242 bin öğrencimizin hülasa milletimizin tamamını etkileyecek olan bir husustur ve ivedilikle karara bağlanmalıdır.

Kalın sağlıcakla

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: